|
XV. ve XVI.Yüzyılda Anadolu da taşrada oturan sakinler, tarım ve hayvancılıkla uğraşıyorlardı. Devletin gelirleri tarım ve hayvancılıktan alınan vergilere dayanıyordu.. Devlet vergi kayıplarını önlemek için bazı tedbirler almıştı. Osmanlı da mülk Allah’ın toprak devletin anlayışı hakim idi. Devlet, bu toprakları sipahiler ve tımar sahipleri aracılığı ile işlenmesini sağlardı. Sipahinin izni olmadan köylü toprağının terk edemezdi. Firar edip kaçsa bile sipahi,( tımar sahibi ) on yıl içinde bu köylüyü geri getirme hakkına sahipti. Devletin ve tımar sahibinin, bilgisi dahilinde bile olsa toprak bir başkasına devredildiği zaman tapu resmi ödenirdi.Toprağın işlenmesi ve devri konusunda özen gösteriliyordu. 1545-1677 yıllar arasında yürürlükte bulunan Kanunname-i Kebir’ isimli yasa bu konudaki işlemleri düzenliyordu. Bu yasaya göre toprak mazeretsiz boş bırakılamazdı . Toprağını üç yıl üst üste boş bırakandan geri alınabilirdi. Köylü, toprağını izinsiz terk edemezdi. etmesi halinde çift bozan vergisi adı altında 75 akçe ceza öderdi Bütün bunlara rağmen köylü toprağını terk ederek kente geldiği zaman geçim derdi ile karşılaşırdı. Zira şehirlerde etkin olan lonca teşkilatı kendilerine üye olmayanların çalıştırılmasını engellemekteydi. Bu durum Celali isyanlarına kadar böyle devam etmiştir. Bu düzenlemeler ve alınan tedbirler sayesinde Osmanlı döneminde nüfusun çoğu köylerde yaşamıştır.1935 yılı nüfus sayımına göre Türkiye Nüfusu 16.200.694 kişi olup bu nüfusun 12.400.952’si köylerde yaşamlıktaydı ve Türkiye’deki köy sayısı ise 40.000 idi. Hadim bölgesinde de aynı durum yaşanmıştır. Köyler arasında evlenmeler, yolu ile nüfus değişimleri yada köyler arasında küçük çaplı göçler meydana gelmiştir. Karahacı Mustafa Efendi’nin Afşar’ın Karacasadık beldesinden Hadim’e göç ederek gelmesi buna örnektir. Büyük çaplı göçlere ise Fatih Sultan Mehmet Döneminde Karamanoğlu Beyliğinin Osmanlı topraklarına katılmasının ardından Karamanoğullarının birlik ve beraberliğini bozmak amacı ile karman ve yakın çevresinden binlerce aile başta İstanbul olmak üzere Rumeli’ye göç ettirilmiştir. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk’ün dedeleri bu dönemde Karaman’ın Taşkale ilçesinden Rumeli’ye göç etmişlerdir. Bu dönemde Hadim bölgesinden de göçler olduğunu düşünüyoruz. Zira 1457 yılında Aşağıhadim’e 1.500 kişilik bir camii inşa edildiğini ve bu caminin bu gün tüm heybeti ile ortada durduğunu biliyoruz. 1.457 yılında büyük bir caminin faaliyette olduğu Hadim de 1501 yılına gelindiği zaman 79 hanede 395 kişi yaşıyordu. 1518 yılında Hadim 102 haneden oluşmaktaydı. ve tahminen 510 kişi bulunuyordu. 1500 kişilik cami cemaatinden 395 kişiye düşüş olmuştur. Aradaki farkın olası bir göçten kaynaklanmış olacağını değerlendiriyoruz. Hadimde Ebu Said Mehmet Hadimi döneminde dış göç tersine dönmüş Hadim dışarıdan göç alır duruma gelmiştir. Hadimi medresesinde verilen eğitim ve Hadimi Hazretlerinin ünü Osmanlı Ülkesinin her köşesine yayılmış ve memleketin dört bir yanından yüzlerce öğrenci Hadim’e gelmiştir. Muhtemeldir ki bu öğrencilerin bir kısmı evlenerek Hadimde kalmıştır. Öğrencilerin dışında başta İstanbul olmak üzere Osmanlı ülkesinin bir çok yerinden ıslah edilmeleri amacı ile sarhoş, serkeş ve rüşvet suçlarından mahkum olmuş bir çok kişi Hadim’de zorunlu ikamete tabi tutulmuştur. Aşağıda ilginç bulduğumuz bir örnek ile konunun anlaşılmasına yardımcı olalım. Diğer örnekler için aşağıdaki başlıklara tıklayınız.
"İstanbul'da bazı Bektaşilerin orucu yemek, namazı terketmek gibi kötülüklerden başka Hz.Ali'yi tek halife bilerek Hz.Ebubekir, Hz.Ömer ve Hz.Osman'ın halifeliğini kabul etmemelerinden dolayı Üsküdar, Eyüb, Hisar vesair yerlerde olan Bektaşi tekkelerinin yıkılmasına ve bu tekkelerde bulunan babalar ile müritlerinin itikatlarının düzeltilmesi için Hadim,Birgi ve 'Kayseri gibi ulema yeri olan beldelere sürülmesine karar verilmiştir.” Bu tablo, XIX yüzyılın başında tersine dönmüştür. 1896-1901 yılları arasında Hadim’de bir takım olaylar çıkmış ordu Hadime askeri harekatta bulunmuştur. olaylar bastırılmış elebaşılar, Kıbrıs, Girit Sudan, Çanakkale, Edirne gibi yerlere sürgün edilmiş Hadim kaza iken nahiye durumuna getirilmiş Aladağ nahiyesi Hadim’den ayrılarak Karaman’a bağlanmıştır. Hadim ve Aladağ’ın idari açıdan Karaman’a askeri açıdan Ermenek’e bağlanması Hadim halkına zor anlar yaşatmıştır. Bununla beraber bölgeye bir hareket getirmiştir. İlk defa bölge dışına çıkan ve yeni yerler tanıyan bölge halkı çekilen eziyetlerin yanında yeni yerleri, yeni fırsat olarak değerlendirmiş ve bölge dışına göç etmeye başlamıştır. Bu göç olgusu aşar vergisinin kaldırılmasının ardından hızlanmıştır. Demokrat Parti ve Adnan Menderes döneminde başlatılan kalkınma hamlesi kapsamında memleketin şantiye haline gelmesi ve ihtiyaç duyulan iş gücü sayesinde yeni iş imkanlarını değerlendiren Hadim halkı başta Karaman, Konya, İzmir İstanbul olmak üzere ülke genelinde bir çok yere göç etmiştir. Hadim yöresinden göç edilen yerler tablo halinde aşağıya çıkarılmıştır.Taplodan’da anlaşılacağı üzere Cumhuriyet döneminde Hadim ve Köylerinden 8.093 hane 44.512 kişi evini yurdunu bırakarak göç etmiştir. Hadim’in Temmuz 2003 itibari nüfusunun 94.448 olduğu göz önüne alındığında tablonun vahameti ortaya çıkar. Neredesi Hadim’in yarısı Hadim’i terk ederek bölge dışına çıkmıştır. Göç edilen yerlerin başında Konya, karaman İstanbul, İzmir ve Alanya gelmektedir.
|
İL
|
İLÇE
|
GÖÇ EDEN AİLE
|
GÖÇ EDEN KİŞİ SAYISI
|
|
ANKARA
|
Merkez
|
155
|
853
|
|
ANTALYA
|
Merkez
|
55
|
303
|
|
Alanya
|
203
|
1.117
|
|
Gazipaşa
|
9
|
50
|
|
AYDIN
|
Kuşadası
|
50
|
275
|
|
Söke
|
20
|
110
|
|
MERSİN
|
Merkez
|
5
|
28
|
|
ISPARTA
|
Merkez
|
60
|
330
|
|
İSTANBUL
|
Merkez
|
430
|
2.365
|
|
İZMİR
|
Merkez
|
224
|
1.232
|
|
İZMİR
|
Ödemiş
|
20
|
110
|
|
İZMİR
|
Urla
|
50
|
275
|
|
KONYA
|
Merkez
|
5.225
|
28.738
|
|
Çumra
|
620
|
3.410
|
|
Kaşınhan
|
50
|
275
|
|
KARAMAN
|
Merkez
|
626
|
3,.443
|
|
MUĞLA
|
Milas
|
70
|
385
|
|
TOPLAM
|
8.093
|
44.512
|
Aşağıda verilen Hane esaslı nüfus bilgileri tablosu incelendiği zaman 1980 yılında 5,716 hane 34.796 kişiden oluşan Hadim, 1990 yılında 5.781 hane 42.522 kişiye ulaşmıştır. 1980-1990 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde sadece yeni 10 hane eklenmiştir. Buna karşılık nüfus 7726 kişi artmıştır. Nüfusun artış oranı hane sayısı 10 Geçen Hane bazında büyüme oranı % nüfus bazında artış oranı %22 dir. Bu oran Türkiye ortalamasının çok çok altındadır. 1990-2003 döneminde ise nüfus 51.926 kişi yani % 122 oranında artarken hane sayısı aynı oranda artmamıştır. Bütün bu oranlar dışarıya verilen göçden kaynaklanmaktadır.
|
|
HANE SAYISI
|
NÜFUS MİKTARI
|
|
HADİM
MERKEZ
|
1980
|
1985
|
1990
|
1996
|
1980
|
1985
|
1990
|
1996
|
2003
|
|
1612
|
1642
|
1192
|
744
|
11.079
|
11.574
|
8077
|
2921
|
6.567
|
|
Ağaçcı
|
27
|
24
|
15
|
5
|
113
|
122
|
51
|
14
|
226
|
|
Aşağıeşenler
|
239
|
246
|
241
|
200
|
1036
|
1042
|
985
|
878
|
1.993
|
|
Aşağgıkızılca
|
41
|
47
|
46
|
40
|
185
|
218
|
248
|
221
|
310
|
|
Aşağıkızılkaya
|
31
|
28
|
26
|
18
|
167
|
204
|
191
|
120
|
1.993
|
|
Bademli
|
188
|
261
|
369
|
208
|
856
|
1835
|
2486
|
712
|
1.290
|
|
Bağbaşı
|
370
|
388
|
364
|
273
|
2.862
|
3.189
|
4.171
|
1.232
|
4.277
|
|
Beyreli
|
65
|
50
|
45
|
55
|
456
|
337
|
349
|
356
|
1032
|
|
Bolat
|
270
|
295
|
348
|
244
|
1.189
|
2.760
|
2.115
|
1.316
|
2.737
|
|
Çiftepınar
|
32
|
46
|
48
|
37
|
166
|
154
|
206
|
125
|
502
|
|
Dedemli
|
557
|
655
|
595
|
276
|
4.359
|
6.226
|
4.049
|
1.247
|
3.831
|
|
Dolhanlan
|
186
|
165
|
143
|
162
|
807
|
681
|
550
|
688
|
1.353
|
|
Dülgerler
|
92
|
92
|
89
|
62
|
369
|
365
|
320
|
249
|
846
|
|
Fakılar
|
47
|
44
|
38
|
18
|
177
|
166
|
159
|
122
|
784
|
|
Gaziler
|
102
|
115
|
104
|
76
|
634
|
508
|
433
|
307
|
1.410
|
|
Göynükkışla
|
156
|
189
|
285
|
201
|
691
|
10971.
|
885
|
990
|
1.267
|
|
İğdeören
|
39
|
30
|
22
|
17
|
151
|
121
|
97
|
84
|
419
|
|
Kalınağıl
|
122
|
121
|
110
|
91
|
595
|
530
|
489
|
442
|
1.736
|
|
Kaplanlı
|
75
|
72
|
52
|
51
|
338
|
309
|
205
|
155
|
1.343
|
|
Korualan
|
387
|
524
|
603
|
360
|
3.036
|
4,873
|
4.025
|
1.619
|
3.239
|
|
Küplüce
|
46
|
50
|
48
|
38
|
265
|
249
|
210
|
214
|
465
|
|
Oduncu
|
60
|
257
|
48
|
38
|
277
|
1.290
|
210
|
205
|
707
|
|
Selahattin
|
56
|
56
|
44
|
30
|
280
|
308
|
196
|
132
|
354
|
|
Umurlar
|
48
|
48
|
39
|
32
|
243
|
209
|
169
|
150
|
397
|
|
Yağcı
|
92
|
96
|
100
|
68
|
448
|
429
|
393
|
273
|
880
|
|
Yalınçevre
|
162
|
160
|
155
|
130
|
951
|
852
|
751
|
679
|
1.757
|
|
Yelmez
|
85
|
78
|
76
|
60
|
436
|
355
|
277
|
236
|
7.81
|
|
Yenikonak
|
72
|
69
|
100
|
-
|
301
|
368
|
533
|
|
476
|
|
Yukarıeşenler
|
101
|
113
|
107
|
80
|
569
|
522
|
474
|
394
|
1.082
|
|
Yukarıkızılca
|
135
|
126
|
154
|
125
|
756
|
683
|
866
|
675
|
1.091
|
|
Yukarıkızılkaya
|
130
|
123
|
103
|
58
|
632
|
597
|
487
|
385
|
2.596
|
|
TOPLAM
|
5.716
|
6.292
|
5.781
|
3.851
|
34.796
|
42.522
|
35.898
|
17.355
|
94.448
|
DIŞ GÖÇ TABLOSU
|
S.NO
|
ÜLKE
|
KİŞİ SAYISI
|
|
•
|
ALMANYA
|
160
|
|
•
|
ABD
|
2
|
|
•
|
AVUSTURYA
|
3
|
|
•
|
BELÇİKA
|
4
|
|
•
|
DANİMARKA
|
1
|
|
•
|
FRANSA
|
67
|
|
•
|
HOLLANDA
|
47
|
|
•
|
İSVEÇ
|
3
|
|
•
|
İSVİÇRE
|
2
|
|
•
|
S. ARABİSTAN
|
7
|
|
T O P L A M
|
296
|
 Türkiye genelinde 1960'lı yıllardan itibaren başlayan yurtdışı göç hareketine Hadim bölgesi de katılmıştır II. Dünya savaşı esnasında yerle bir olan Avrupa Ülkeleri, ülkelerinin yeniden imarı ve sanayileşme hamlesinde ihtiyaç duydukları insan gücünü kendi ülkelerinden karşılayamayınca dışarıdan işçi almıştır. 1960 yıllarda başlayan yurtdışı göç olgusuna İşçi bulma kurumu öncülük etmişse de Avrupa’yı keşfeden bir çok insan turist olarak Avrupa’nın yolunu tutmuştur. Başlangıçta bu göç hareketine katılan sadece yetişkin erkek nüfus iken, daha sonraları yerleştikleri ülkeler hakkındaki bilgi ve görgüleri arttıkça ailelerini de gittikleri ülkelere götürmüşlerdir. Bu durum günümüzde daha da ilerlemiş ve evlilik yoluyla hala bu ülkelere doğru olan göç devam etmektedir.Temmuz 2003 de hadim ve köylerine yaptığımız inceleme gezisi sırasında tespit edebildiğimiz yurtdışı göç tablosu aşağıdadır. Fakat bu tablo tüm gerçeği yansıtmamaktadır. Bizim ulaşamadığımız belki yüzlerce insan daha vardır. Fakat fikir vermesi açısından burada sunuyoruz. Tablodan da anlaşılacağı gibi En çok Almanya, Fransa ve Hollanda tercih edilmiştir.
3.ASKERLİK
İç göç hareketlerinden bir tanesi de askerliktir. Cumhuriyet Döneminin başında birçok insan sadece vatani görevini ifa dolayısıyla yaşadığı bölge dışına çıkmıştır. Günümüzde gelişen ekonomi ve teknoloji sayesinde uzaklar yakın olmuş seyahat etmek çok kolaylaşmıştır. Buna rağmen Askerlik kısa süreli bir göç hareketidir. Askere giden kişi kısa süreliğine devamlı yaşadığı yeri terk ederek asker ocağına katılmakta ve vatani borcunu ödedikten sonra geri dönmektedir. Bu günkü anlamda askerlik 15 Haziran 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılıp yeni yasal düzenlerle zorunlu hale getirilmesiyle ortaya çıkmıştır.Fakat Askerlik zorunlu hale gelmeden öncede Hadim ve yöresinde bir çok insan Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlılar döneminde ordunun saflarına katılmışlardır. Bu şekilde ordu saflarına Aşağı hadim’den er olarak katılıp generalliğe yükselmiş ve savaş meydanlarında kahramanca savaşırken şehit olmuş kahramanlarımızdan biriside Abddülezel paşadır. Abdulezel Paşayı cumhuriyet döneminde Merhum Tuğgeneral Hasan TOLUNAY ve ( E) Tuğgeneral Mustafa ERBAY izlemiştir. Tapu defterlerinde Hadim yöresinin reaya ve piyadegan olarak kayıt edildiği görülmektedir.Yine Bozkır ile birlikte Hadim yöresi insanın çevik, gözü pek yiğit ve dayanıklı halleri ile iyi askerler olarak kayıtlara geçmiştir. Bu yiğit insanlar, 1877-1878 Osmanlı -Rus ,1911 Trablusgarp Savaşı, 1912 Balkan Savaşları ve 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı ve kurtuluş savaşına iştirak ederek yurt savunmasına katkıda bulunup bir çoğu canını bu uğurda feda ederek şehit olmuştur Hadim Askerlik Şubesi’nin Osmanlı dönemi kayıtları, Milli Savunma Bakanlığı Arşivi’ne gönderilmiştir. Bu kayıtlar H 1285 - 1326 / M 1879- 1910 dönemini içine almaktadır.
4.İSKAN
Sitenin Tarihçe Bölümünde; Türklerin Anadolu’ya gelişleri, Selçuklu Devletinin kuruluşu, Karamanoğulları ve Osmanlılar
Döneminde yapılan iskan hareketleri, hakkında bilgi verilerek Hadim yöresine iskan edilen Oğuz boyları tablo halinde verilmişti. Hadim ve köylerinin isimleri üzerinde bir inceleme yapılsa tamamına yakının isimlerinin Selçuklu ve Karamanoğulları Döneminde büyük yararlılıklar göstermiş boy beyleri ile oymak ve cemaatlerin isimlerinden geldiği görülecektir. Şikari’nin ‘Karaman Tarihi’ isimli kitabı ile bu eseri ortaya çıkaran Mesut Koman ve arkadaşlarının yaptıkları “ Konya ve Çevresinde Yer Alan Köy Adları Üzerinde Bir Araştırma Denemesi” isimli eserde de bu açıkça görülmektedir. O halde Hadim ve köylerine iskan edilen insanların tamamının Türk olduğunu söyleyebiliriz. XIX. Yüzyılda Belviran bölgesini inceleyen Şemsettin Sami bu bölgede oturanların tamamının Müslüman olduğunu bildirmektedir. Hadim’e ait ilk yazılı belgelerde ve 1501, 1518 ve 1540 yılı tapu tahrir defterlerinde Geber ( Gayri Müslim ) nüfus görülmemektedir. Bu belgeler Hadim’i oluşturan halkın Türk ve Müslüman olduklarını kanıtlamaktadır. Hadim’i kuran insanlar, tek bir oymaktan mı ? yoksa birden fazla cemaat mensuplarından mı ? meydana geliyordu ? sorularına kesin cevap vermek zor olmakla birlikte Hadim’de yapılan araştırmalar, Hadim konulu kaynaklar ve Hadim dahilinde kullanılan lakaplar ile halk arasında devam eden sözlü tarih bilgilerine dayanak Hadimde oğuzların bir çok boyuna ait oymak ve cemaatlere mensup insanların bulunduğu anlaşılmaktadır. Hadim’i kuran kurucular, Taşlık Silifke yolu ile güneyden Göksu vadisini izleyerek Hadim bölgesine gelip kendiliklerinden yerleşik yaşama geçerek iskan olmuşlardır. Selçukluların son dönemlerinde Hadim ismi ile Hadim’i kurmuşlardır. Selçukluların son dönemi ve Karamaoğulları döneminde bu bölgede sakin olan Hadim halkı, Karamanoğulları döneminde Aşağı Hadim’e 1500 kişilik bir camii inşa etmişlerdir.Caminin yapım yılı 1457’dir. Herhangi bir yerleşim biriminde inşa edilen cami, mescit, okul,aşhane gibi sosyal tesisler ihtiyaca binaen inşa edilirler. Türk milleti olarak günü birlik yaşadığımızı ve hep kısa dönemli planlar yaptığımızı göz önüne alıp Aşağıhadim’de bu caminin ihtiyaca binaen inşa edilmiş olabileceğini düşünürsek Hadim bölgesine toplu iskanlar yapıldığı sonucuna varabiliriz. 1518 yılında Yavuz Sultan Selim döneminde Tekelü Türkmen oymağına mensup aşiret beylerine Hadim bölgesi toprakları tımar olarak verilmiştir. Muhtemel olarak Tekelü aşiretine mensup insanlar, bölgeye iskan edilmiştir. Aşağıdaki belge bu duruma açıklık getirmektedir.Bu belge aynı zamanda 1534 yılında Hadim’in Aladağ’a bağlı bir köyü olduğu ve iyi gelir getiren bir belde konumunda olduğu bilgilerini de vermektedir.
Timar-ı Şems ve Ali bin Hızır an-taife-i an-tahvil-i İskender fi 24 Muharrem sene 944. Karye-i Hadim tâbi-i Aladağ hisse 11450 Hisse-i Şemsi 7000 Hisse-i Hızır 4500 Mezkurun İskender’e Rumilinde timar olmadığın 7000 akçeliği bundan akdem Bağdat mahsulünden ve 9.000 akçelik timar emir olup hali ye vilayet-i Karaman’da 7000 akçelik tımara hükm-i şerif inayet olunan Şems’e tevcih olundu ve 4500 akçeliği dahi Tekelü taifesinden olup vilayet-i Karamanda 4542 akçelik timara hükm-i şerif inayet olunan Ali oğlu Hızır’a an-minval-ı emir tevcih olundu. Yukarıdaki örneğe benzer bir başka olay H.1236 M. 1820 yaşanmıştır. Ankara,Kırşehir ve Karaman bölgelerinde konar göçer dolaşırken etraflarına zarar veren Terkenli aşiretinin zararlarının önlenmesi ve ismi geçen üç şehirde uygun görülen yerlere iskan edilmeleri konusunda ferman verilmiştir. Osmanlılar Döneminde özellikle XVI yüzyıldan itibaren Celali isyanları ve Suhtelerin ayaklanması ile düzenin bozulması, eşkıya ve çetelerin türemesi ekonomiyi olumsuz etkilemiş ve üretim düşmüştür. Üretimi artırmak ve devlete yeni gelir kaynakları sağlamak amacıyla konar göçerler iskana teşvik edilmiş hatta zorlanmıştır. Bu kapsamda Alanya, Manavgat,Akseki civarlarından Göksu Vadisini takip ederek Isparta, Burdur ,Yalvaç, Bolvadin güzergahlarına doğru hareket ederken bölgeden geçen konar göçerlerden bazı ailelerin kendiliğinden bölgeye yerleşerek Hadim halkı ile kaynaşmış olmaları muhtemeldir.. Hadim, askerlik yoklama defterleri, nüfus kütüğü, şehitler isim listesi üzerinde yaptığımız çalışmada “Kipti” örneğinde olduğu gibi değişik lakaplara rastladık. Konya Sancağında Aladağ kazsına tabi’ Bilmez karyesi sakinlerinden olup maktulen vefat eden Mehmed nam kimesnenin veresesiyle daribleri Mustafa ve Zenci Said’in icra olunan mürafaalarını mübin 29 ....... sene 74 tarihiyle müverreh mazbata-i bigânelerin leffen takdim olunan ilamın sebki olunan muvafık olmadığından husus-ı mezburun şer-i şerife tatbiken bi’r-rü’ye sebki mutabık şer-i ilam ile arz ve inbasu bâ-emrinâme-i emr-i dârâda ve mezkur ilam iâde buyurulmuş ve a’lam-ı mezkur Konya hakimi sabık faziletlü Necip Efendi ddâileri tarafından tanzim olunduğuna ve muma ileyhin dahi emrinâme-i sâmii mezkurun şerefsudurundan mukaddemce vaki’ infasıyla ......... .............. etmiş bulunduğuna binaen verese-i maktulün tekrar celileleriyle icray-ı muhakemelerine kıyam olundukta verese-i merkum taraflarından vekaletle gelmiş olan Seyyid İbrahin nam kimesne mekuman Mustafa ve Zinci Said’in inkarlarına mekarib vaki’ olan katl da’vasından müekkillerine izafetle meccânen fariğ olub zimmetlerini ibrâ eyledğini beyân ve ifâde eylemiş ve bu babda cânib-i şer’-i şeriften tanzim olunan i’lam leffen takdim ve maktul-ı merkum ile darban mezbûranın da beyanlarında vuku’bulan münazaa ve darbın keyfiyet-i .............. ................ el-beyan mezbûre-i ................. çakernemizde beyan ve terkim kılınmış ve zuhur-ı irâde-i isâbet mu’tade-i sadaretpenâhilerine terkiben merkuman kemâkân hesaben tetkik olunmuş olmağla ol-babda emr u ferman hazret-i men lehü’l-emrindir. Ermeniler, Konya’da belli bir çoğunluğa ulaşınca burada da olay çıkarmışlardır. Özellikle Sille Bölgesinde bulunan Ermeniler, Rumlar ile birlikte ortak hareket ederek Konya’daki dükkanları yağmalayıp asayişi bozmuşlardır. Bunun üzerine Konya’nın Sille Bölgesinde bulunan Rumlar , özellikle Bozkır merkezine göç ettirilmiştir Devlet bunlara ödenek vermek suretiyle okul ve kilise yapmıştır. Katip Çelebi, Evliya Çelebi ve Şemsettin Sami gibi seyyah, coğrafyacı ve dilbilimci insanların bir tek bile gayri Müslim yoktur. Halkının hepsi Türk ve Müslüman’dır dedikleri bölgeye yerleştirilmişlerdir. Yine aynı yıllarda Hadim bölgesine de azda olsa bu tür iskanlar yapılmıştır.
DOĞUM VE ÖLÜMLER
Bir yer veya bir bölgedeki nüfusun sayıca değişmesine nüfus hareketleri ismi verilmektedir. Nüfus sayının değişmesine etki eden temel faktörlerin başında doğumlar ve ölümler gelir. Doğum ve ölüm olayları ülkelerin refah seviyeleri hakkında bilgi verir.Aşağı nüfus sayımı dönemleri esas alınarak hazırlanmış olan tablodaki bilgileri bu kapsamda inceleyerek değerlendirelim.
|
NÜFUS SAYIM DÖNEMLERİ
|
|
KÖYLER
|
1935
|
1940
|
1945
|
1950
|
1955
|
1960
|
1965
|
1970
|
1975
|
1980
|
1985
|
1990
|
|
HADİM
|
2502
|
2961
|
2584
|
2762
|
2924
|
3475
|
7176
|
8374
|
10467
|
11079
|
11574
|
8077
|
|
AĞACCI
|
118
|
118
|
135
|
155
|
154
|
164
|
165
|
160
|
132
|
113
|
122
|
51
|
|
EŞENLER
|
541
|
585
|
604
|
679
|
743
|
873
|
1048
|
939
|
1055
|
1036
|
1042
|
985
|
|
Y.EŞENLER
|
378
|
405
|
438
|
498
|
566
|
651
|
729
|
712
|
537
|
569
|
522
|
474
|
|
A.KIZILCA
|
165
|
152
|
173
|
155
|
161
|
208
|
221
|
229
|
182
|
185
|
218
|
248
|
|
Y.KIZILCA
|
358
|
359
|
379
|
433
|
498
|
552
|
610
|
603
|
580
|
756
|
683
|
866
|
|
BADEMLİ
|
346
|
374
|
388
|
445
|
692
|
600
|
605
|
656
|
1228
|
856
|
1835
|
2486
|
|
BAĞBAŞI
|
1250
|
1292
|
1229
|
1315
|
1475
|
1422
|
1624
|
1728
|
3390
|
2862
|
3189
|
4171
|
|
BEYRELİ
|
-
|
-
|
294
|
345
|
276
|
365
|
303
|
464
|
450
|
456
|
337
|
349
|
|
ÇİFTEPINAR
|
206
|
268
|
230
|
232
|
227
|
281
|
241
|
206
|
425
|
166
|
154
|
206
|
|
DEDEMLİ
|
978
|
1212
|
1255
|
1404
|
1516
|
1933
|
2154
|
2515
|
4713
|
4359
|
6226
|
4049
|
|
DOLHANLAR
|
750
|
911
|
837
|
940
|
957
|
998
|
1041
|
1073
|
1006
|
807
|
681
|
550
|
|
DÜLGERLER
|
317
|
294
|
328
|
375
|
413
|
456
|
496
|
552
|
429
|
369
|
365
|
320
|
|
FAKILAR
|
267
|
287
|
303
|
307
|
333
|
328
|
300
|
274
|
251
|
177
|
166
|
159
|
|
GAZİLER
|
498
|
455
|
528
|
579
|
573
|
594
|
653
|
611
|
614
|
634
|
508
|
433
|
|
G.KIŞLA
|
349
|
338
|
413
|
408
|
433
|
475
|
518
|
594
|
678
|
691
|
1097
|
1885
|
|
GÜRPINAR
(MERNEK)
|
701
|
753
|
834
|
846
|
752
|
794
|
750
|
689
|
783
|
632
|
597
|
487
|
|
İĞDEÖREN
|
290
|
310
|
375
|
332
|
331
|
378
|
316
|
292
|
260
|
151
|
121
|
97
|
|
KALINAĞIL
|
643
|
656
|
637
|
673
|
716
|
715
|
701
|
641
|
553
|
595
|
530
|
489
|
|
KAPLANLI
|
535
|
567
|
573
|
569
|
559
|
514
|
540
|
502
|
430
|
338
|
309
|
205
|
|
KORUALAN
|
805
|
1055
|
1057
|
1133
|
1262
|
1393
|
1363
|
2387
|
3103
|
3036
|
4873
|
4025
|
|
KÜPLÜCE
|
73
|
82
|
88
|
119
|
128
|
155
|
183
|
174
|
208
|
265
|
249
|
210
|
|
ODUNCU
|
195
|
209
|
231
|
249
|
266
|
329
|
307
|
341
|
360
|
277
|
1290
|
210
|
|
POLAT
|
872
|
870
|
848
|
940
|
938
|
928
|
1031
|
1147
|
1219
|
1189
|
2760
|
2115
|
|
SARNIÇ
|
300
|
320
|
346
|
413
|
441
|
471
|
470
|
447
|
427
|
372
|
349
|
241
|
|
SELAHATTİN
|
205
|
161
|
184
|
269
|
246
|
272
|
313
|
305
|
306
|
280
|
308
|
196
|
|
UMURLAR
|
121
|
119
|
172
|
162
|
196
|
241
|
268
|
251
|
251
|
243
|
209
|
169
|
|
YAĞCI
|
232
|
236
|
267
|
305
|
338
|
350
|
400
|
440
|
463
|
448
|
429
|
393
|
|
YALINÇEVCRE
(GEREZ)
|
670
|
769
|
782
|
797
|
841
|
871
|
978
|
1008
|
983
|
951
|
852
|
751
|
|
YELMEZ
|
212
|
217
|
272
|
295
|
306
|
378
|
407
|
381
|
454
|
436
|
355
|
277
|
|
Y.KONAK
|
261
|
236
|
273
|
306
|
286
|
275
|
299
|
287
|
288
|
301
|
368
|
533
|
Yukarıda verilen tabloda görüldüğü gibi 1940-1945 devresinde Hadim ve köylerinde nüfus % -1,52 azalmıştır. Nüfus artışındaki azalma ülke ekonomisinin ikinci Dünya savaşının getirdiği olumsuz şartlardan etkilenmiş olmasından kaynaklanmıştır. Savaşa hazırlık nedeni ile yetişkin erkek nüfusun silah altına alınması (Genel Seferberlik Hali), açlık, kıtlık ve sefaletten dolayı, sivil nüfusta görülen yüksek ölüm oranları nüfus artışını da olumsuz yönde etkilemiştir.
Bu olumsuz şartlar, 1945-1950 devresinden itibaren kısmen düzelmeye başlamıştır. Böylece, genel seferberlik halinin kalkması ile silah altındaki genç erkek nüfusun terhis olması sebebi ile 1945-1950 döneminde nüfus artışı hızlanmıştır. 1945-1950 Türkiye Nüfusu % 2,3 artarken Hadim ve köylerindeki nüfus artış hızı % 2,7 olarak gerçekleşmiştir.Nüfus artış hızları tablosuninu görmek için tıklayınız.
|
H
A
D
İ
M
|
Sayım Yılı
|
1935
|
1940
|
1945
|
1950
|
1955
|
1960
|
1965
|
1970
|
1975
|
1980
|
1985
|
1990
|
|
Nüfus Miktarı
|
15.242
|
14.720
|
17.173
|
18.577
|
19.713
|
21.620
|
26.439
|
29.203
|
36.422
|
34.796
|
42.522
|
35.898
|
|
Artış hızı (%)
|
-
|
-0.7
|
3.1
|
1.6
|
1.2
|
1.8
|
4.0
|
2.0
|
4.4
|
-0.9
|
4.0
|
-3.4
|
Yukarıdaki tablo incelendiği zaman Hadim Nüfusunun 1935-1940 ,,1985- 1990 ,1995-1996 nüfus sayım dönemlerinde nüfus artış hızının negatif olduğu görülmektedir. 1940 yılı ikinci Dünya savaşı nın getirdiği olumsuz şartlardan ,1975-1980 ve 1985-1990 dönemi göç olaylarının etkisi ile negatif gerçekleşmiştir. 1985-1990 ve 1990-1996 yılarındaki düşüş ise Taşkentin Hadimden ayrılması ile 1985-1996 döneminde yerel yönetimler kanununda yapılan değişikliğin getirdiği imkanlardan yararlanmak isteyen yöre halkının göç etmiş olduğu yerlerden sayım günleri hadim yöresine gelerek hadim yöresinde sayılmaları ve sayım sonuçlarının abartılması sonucu ilginç sonuçlar çıkmıştır. Aşağıdaki tablo bu sonuçlar için örnektir.
|
İL-İLÇE
|
YERLEŞİM YERİNİN ADI
|
1990
|
1996
|
FARK
|
AZALMA ORANI (% )
|
2003
|
FARK
|
ARTIŞ
ORANI (% )
|
|
HADİM
|
Merkez
|
8.077
|
2.921
|
5.156
|
63.8
|
6.567
|
1.411
|
27
|
|
HADİM
|
Bagbaşı
|
4171
|
1.232
|
2.939
|
70.5
|
4.277
|
1.348
|
45
|
|
HADİM
|
Dedemli
|
4049
|
1.247
|
2.802
|
69,2
|
3.831
|
1.029
|
36.72
|
|
HADİM
|
Korualan
|
4025
|
1.619
|
2.406
|
59.8
|
3.239
|
833
|
34.62
|
|
HADİM
|
Bademli
|
2486
|
7.12
|
1.774
|
73.5
|
1.290
|
-484
|
-27-24
|
|
HADIM
|
Göynükkışla
|
1885
|
7.42
|
1.143
|
64.9
|
1.267
|
124
|
10.84
|
Tabloda görüleceği gibi ismi geçen yerleşim yerleri Hadime bağlı kasabalar olup, Bu yerleşim yerleri, 1990 yılında belediyelik Olabilmek için nüfus abartılmıştır. hemen bir dönem sonra yapılan 1996 nüfus sayımında gerçek nüfus ortaya çıkmış olduğundan büyük oranlı düşüşler olduğu kayıt edilmiştir.Bu düşüşün bir geçim kaynakları bağcılık olan yörede bulunan bağlara haslalık musallat olması sonucu bağların kurumuş olması da işsizliği ve göçü körüklemiş olabilir.
2003 yılına gelindiğinde bağların yerini kiraz bahçeleri almış köyden kente göç geri dönmüş ve Hadim ve köylerinde nüfuslanma başlamıştır. 2003 yılında Hadim nüfusu 94.448 ‘e ulaşmıştır.
Hadim yöresinin dışarıya çok göç vermesi,doğum yapacak genç nüfusun azalmasına ve doğum oranlarının düşmesine neden olmuştur.Aşağıdaki tablo 1996 yılında Hadim'de yaşanan doğum sayısını vermektedir.
|
|
CANLI DOĞUM
|
15-49 YAŞ KADIN NÜFUS
|
TOPLAM
NÜFUS
|
DOĞURGANLIK ORANI
|
GENEL DOĞUM ORANI
|
|
HADIM
|
110
|
3.941
|
1.7695
|
27.91
|
6.2
|
Bir nüfus kitlesinde gerçekleşen doğumlar ve ölümler arasındaki fark, nüfus artış bakımından önemli bir göstergedir.Bir yer veya bölgede bir yıl içerisinde gerçekleşen doğum ve ölüm arasındaki fark gerçek nüfus artış hızını vermektedir .Hadim ve köylerinde genç ve üretken nüfusun ekonomik şartlar nedeni ile bölgeyi terk etmesi köylerde bir avuç ihtiyarın kalması doğum oranlarını düşürmüş adeta durma noktasına getirmiştir.1996 yılında Hadim de doğum oranı 6.2 olarak gerçekleşmişken Ölüm oranı 8.16 olarak gerçekleşmiştir. Ölümler genelde 65 ve üzeri yaşlarda meydana gelse de genç yaşlarda ölümler de olabilmektedir. Bu durum aşağıdaki tap loda açıkça görülmektedir.
|
|
Yaş Grupları
|
|
|
|
|
|
H
A
D
İ
M
|
0-14
|
15-24
|
25-44
|
45-49
|
50-64
|
65+
|
Toplam
|
Toplam
|
Toplam Nüfus
|
Genel Ölüm Oranı
|
|
E
|
K
|
E
|
K
|
E
|
K
|
E
|
K
|
E
|
K
|
E
|
K
|
E
|
K
|
|
|
|
|
15
|
11
|
3
|
2
|
7
|
0
|
2
|
3
|
13
|
7
|
49
|
48
|
89
|
71
|
160
|
19.608
|
8.16
|
Yukarıda verilen tablolardan da anlaşılacağı gibi göçler sonucu genç ve üretken nüfusun Hadim ve köylerini terk etmesi doğum olayının düşük ölüm oranlarının daha yüksek olması nedeni ile Hadim'in bazı köylerinde nüfus artacağına azalmıştır.
1935-1990 yılları arasındaki 55 yıllık dönemde O yıllarda Hadime bağlı olan Gongul başta olmak üzere Ilıcapınar % -1,3, Kaplanlı % - 3,9 köylerinde nüfus azalmıştır.
Nadir ÇOMAK, Yukarı Göksu Havzası'nın Coğrafyası ,İstanbul, ( Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayımlanmamış Doktora Tezi ) 1998. s.96.
TABLO: 2000 Yılı Sayımına Göre Erkek, Kadın ve Toplam Nüfus Dağılımları:
| Bölge Adı |
Erkek |
Kadın |
Toplam |
| Merkez |
9.032 |
7.538 |
16.620 |
| Merkez Bucağı |
15.565 |
13.238 |
28.803 |
| Aladağ Bucağı |
7.688 |
6.830 |
14.518 |
| TOPLAM |
32.285 |
27.606 |
59.941 |
|