|
Osmanlılar, Karaman Beyliğini alıp halkını İstanbul ve Rumeli’ye sürgün ettikten sonra Başlangıçta İçel ve Taş eli olarak ikiye taksim edilerek yönetilen Karaman vilayeti idari taksimatını değiştirmişlerdir. Birliği sağlamak ve merkezi otoriteyi tesis edebilmek için bölgeyi daha küçük idari bölümlere ayırdılar 1576 yılında Karaman Beylerbeyliğini kurup bu bölge topraklarını ,Karaman Beylerbeyliğine bağlamışlardır. 1513 yılına ait bir arşiv belgesine göre Karaman Vilayeti 25 kazadan oluşmaktaydı. Bunlar, Konya, Karaman, Niğde, Ereğli, Kayseri, Karahisar, Aksaray, Beyşehir, Ilgın, Seydişehir, Ermenek, Belviran, Çemeneli, Mut, Orta köy, Ürgüp, Karataş, Eskil, Turgut, Aladağ, Zengicek ,Koçhisar,Gülnar ve İshaklı’dır. 1609 tarihli bir risalede Karaman eyaletinin paşa sancağının Konya yapıldığı ve Eyaletin, Konya, Kayseri, Niğde Kırşehir, Akşehir , Beyşehir, Turgut, İçel, ve Tarsus livalarından oluştuğunu, Hadim, Belviran ve Aladağ’ın Konya sancağı içerisinde yer aldığı görülmektedir.
Osmanlılar , Karamanoğulları’nın idari birliğini bozmak için, idari taksimat da önemli değişiklikler yapmışlardır. Önceden Karamana bağlı olan Belviran ve Aladağ nahiyelerini Konya Sancağına, Bozkır’ı Beyşehir livasına bağlamışlar. Karamanın önemli şehirlerinden Alanya’yı Anadolu Beyler Beyliğine, Tarsus ve İçel Bölgesini Kıbrıs Beylerbeyliğine bağlayarak ,deniz yoluyla gelebilecek dış yardım için tedbir almışlardır. Osmanlılar bu değişiklikleri yaparlarken Bölgenin coğrafi yapısını tarihi yol, dağ göl ve ovaları göz önünde bulundurmuşlardır. Mesela ; Konya -Beyşehir arasında yer alan Kızıl Ören Vadisi, Beyşehir’e daha yakın olmasına rağmen, Akşehir’den gelen tarihi yol dikkate alınarak Akşehir ‘e bağlanmıştır. Beyşehir Gölü içinde ve kenarındaki irili ufaklı adaları Cezire altında toplarken, Konya’nın uçsuz bucaksız ovalarını Sahra-i Konya nahiyesi adı altında toplamışlardır. Dikkate çeken diğer bir konuda şahıs , cemaat, ve aşiret isimlerinin yer adı olarak kullanılmasıdır. Bozkır,Bozdoğan, Ulaş,Turgut, Bayburt, Sarıoğlan , Saideli, Sinanlı , Kınık, Karaman isimleri bunun örneğidir.

Hadim ve yakın çevresine iskan edilen boy, aşiret cemaat ve oymaklar tespit edilerek tablo halinde çıkarılmıştır. Tabloda en çok Karaman ve Bozulus İsimleri geçmektedir. Bu iskan yapılırken , iskanın yapıldığı en büyük birim olan vilayetin Karaman olması ve Karaman Beylerbeyliğine bilgi verme ihtiyacından dolayı belgelerde Karaman isminin sık sık tekrar edilmesinden Kaynaklanırken Bozulus Türkmeni de Karaman Beyliğini oluşturan boy aşiret ve oymakları içine alan büyük bir teşekkül olmasından kaynaklanmaktadır. Karamanoğullarının 1200’ lü yıllarda 10 .000 çadır ile Anadolu’ya geldiği ve Nur Sofi’nin, Babaî şeyhi olduktan sonra Türkmenleri etraflarına topladıkları düşünüldüğünde birkaç yüz bin nüfusa işaret eder ki ; Bir çok bölgede Bozulus isminin geçmesi bundandır. İkinci bir nedende iskan yapılırken Türkmenlerin boy , aşiret ve oymakları parçalanmaya çalışılmıştır. Buna Selçuklular çok dikkat etmiş Osmanlılarda bu sistemi devam ettirmişlerdir. Karaman vilayetinin içinde birden fazla aynı isimli köy ve yerlerin olması bundan kaynaklanmaktadır.
XVII . Yüzyılda bu gün hadime bağlı olan Dedemli Kasabasında simli gümüş madeni bulunarak işletilmeye başlanmıştır. Bu maden çıkarılarak o tarihlerde kaza merkezi olan Bozkır’a götürülmüş Çarşamba çayında yıkanarak develerin sırtında Alanya limanına indirilerek gemiler ile İstanbul’a darphaneye ) sevk edilmiştir. 1868 yılı salnamesine göre Bozkır Konya’nın 16 nahiyesinden birisi olup kendisine bağlı bir kaza görülmemektedir. Belviran ise o yıllarda Karaman’a bağlı olup, Hadim de Bozkır gibi bir nahiye olduğu anlaşılmaktadır. 1876 tarihli İdare-i Nevahi Nizamnamesiyle Konya’nın idari taksimatında değişiklik yapılarak Hadim kazasına bağlı Aladağ Karaman’a , Karaman’a Bağlı bulunan Belviran nahiyesi Bozkır’a bağlanmıştır. Bu yıllarda Hadim Müftüsünün başkanlığında başlatılan isyan nedeni ile Hadim cezalandırılarak köy statüsüne indirilip Karamana bağlanmıştır.Bu dönemde yöre halkı çok sıkıntı çekmiştir. Zira o dönemlerde yol yok iz yok dağlar eşkıya dolu, can güvenliği olmayan bir çok küçük değişiklikler ile günümüze kadar gelmiştir. YARARLANILAN KAYNAKLAR : Osman AKDERE, “ Konya Vilayeti Salnamelerine göre 1864-1909 yılları arasında Konya Sancağının idari yapısı,Konya Ticaret Odası İpek Yolu Dergisi . Konya 1998 Mehmet Akif ERDOĞDU, “ Karaman Vilayetinin İdari Taksimatı”Osmanlı Araştırmaları Dergisi, XII. İstanbul 1992,
|